Görsel Tasarımda Yaratıcı Düşünme Teknikleri - Sorularla Öğrenelim

Ünite 1

Soru: Yaratıcılığın bireysel ve toplumsal olarak “değerli” bir kaynak olarak algılanmasının nedeni nedir?

Cevap: Toplumsal gelişimin, değişimin ve büyümenin temeli olarak yaratıcılık, dünyada 21. yüzyılın en önemli sürdürülebilir temel becerileri ve ekonominin temel kaynağı olarak kabul edilmiştir. Bu durum; yenilik ve gelişim ile bire bir örtüşen yaratıcılığın bireysel ve toplumsal gelişim için değerli bir kaynak olarak algılanmasına ve kabul görmesine neden olmuştur.


Soru: Yaratıcılıkta sorun çözme yetisine odaklanan John Dewey’in mantıksal basamakları nelerdir?

Cevap: Yaratıcılık kavramının büyük ölçüde sorun çözme yetisi üzerinde odaklandığı görülür. John Dewey’e göre sorun çözmeye ilişkin aşağıda belirlenen mantıksal beş basamak vardır.
<ul> <li>Fark edilmiş bir sorun</li> <li>Sorunun oluştuğu, bulunduğu yer ve tanımı</li> <li>Olası çözüm ve alternatiflerin ortaya konulması</li> <li>Farklı öneriler geliştirilerek nedenleri ve içeriklerinin araştırılması</li> <li>Kabul gören veya sonuca götüren ileri derecedeki gözlemlerdir.</li> </ul>


Soru: Torrance yaratıcılığı nasıl tanımlamaktadır?

Cevap: Yaratıcılık (creativity), sorunlara; bozukluklara, bilgi eksikliğine, kayıp ögelere, uyumsuzluğa karşı duyarlı olma; güçlüğü tanımlama, çözüm arama, tahminlerde bulunma ya da eksikliklere ilişkin denenceler geliştirme, bu denenceleri değiştirme ya da yeniden sınama, daha sonra da sonucu başkalarına iletmektir.


Soru: Yaratıcı düşünme nedir?

Cevap: İnsanların problemlere ve çözümlere nasıl yaklaştıklarını, mevcut fikirleri yeni birleşimlerle bir araya getirme kapasitelerini ifade eder. Yaratıcı düşünme aynı zamanda sorunlara yeni çözümler bulmak için yeteneklerin, becerilerin kullanılması ve yeni, sıra dışı bir şeyin yaratıldığı bir fenomen anlamına gelir.


Soru: Yaratıcı düşünme becerileri nelerdir?

Cevap: Yaratıcı düşünme becerileri, konuyu değerlendirmek ve bir plan geliştirmek için doğru araçları kullanarak konuya farklı ve özgün açılardan bakmak için kullanılan tekniklerdir.


Soru: Yaratıcılıkta cinsiyet farklılıklarını değerlendirmek için yapılan araştırmaların sonuçları nelere bağlı olarak değişmekte ve sonuç ne olmaktadır?

Cevap: Araştırma sonuçları, kadın ve erkek arasındaki önemli farklılıkların, ilgili örnekleme, değerlendirilen yaratıcılığın türüne, farklı metodolojilerin/araçların ve yöntemlerin kullanımına ve çalışmanın yapıldığı kültüre bağlı olarak değişebileceğini göstermiştir. Cinsiyet farklılığına dayalı bu araştırmalarda henüz bir fikir birliğine varılmış değildir. Bazı araştırmalar kadınların erkeklerden daha yüksek puanlara sahip olduğunu bildirirken daha çok sayıda ve bunun tersini belgeleyen çalışmalar da bulunmaktadır.


Soru: Bireyin yeteneğinin gelişmesindeki belirleyici etken nedir ve nasıl bir etki sağlamaktadır?

Cevap: Yeteneklerin gelişmesinde birey ile çevresi arasındaki iletişim ve etkileşim belirleyici olabilmektedir. Bireyin doğal-içgüdüsel gereksiniminin yanı sıra çevreye verebileceği, katkıda bulunabileceği herhangi bir etkinliği söz konusu ise ve çevre de bunu kabul edip talep ediyorsa bu durum süreklilik arz eder ve bireyin çabaları sonuç verebilir. Böylelikle, bu yeni ve ardıllık durumlar bireyin yeteneğinin gelişimine olanak sağlayabilir.


Soru: Kişiliğin yaratıcılık bağlamında ölçülebilmesi için John M. Digman’ın ortaya koyduğu kişilik özellikleri nelerdir?

Cevap: Kişiliğin yaratıcılık bağlamında ölçülmesinin ana yollarından biri, John M. Digman’ın ortaya koyduğu özelliklerdir. Bunlar da Açıklık, Öz denetim, Dışa dönüklük, Uyumluluk ve Nevrotizmdir


Soru: Digman’ın kişilik özelliklerinden açıklık nedir?

Cevap: Açıklık, Entelektüel cesaret, yaratıcılık ve sanat alanlarına ilgi duyma, yeniliklere yaklaşım düzeyidir.


Soru: Yaratıcılığın bileşenlerine ilişkin teoriyi geliştiren bilim insanı kimdir ve ortaya koyduğu yaratıcılık bileşenleri nelerdir?

Cevap: Yaratıcılığın bileşenlerine ilişkin teori Teresa Amabile tarafından geliştirilen bir modeldir. Amabile’ye göre yaratıcılığın üç bileşeni vardır. Bunlar: Yaratıcı düşünme becerileri, alan becerileri ve motivasyondur.


Soru: Amabile’in ortaya koyduğu yaratıcılık bileşenlerinden motivasyon nedir?

Cevap: Amabile motivasyonu içsel ve dışsal motivasyon olmak üzere iki kısımda incelemiştir. İçsel motivasyon’da yaratıcılığı kolaylaştırmaya yönelik problemleri bürokratik yönetimin motivasyon üzerindeki etkisinin eleştirisiyle ilişkilendirerek yaratıcılık ve yönetim arasındaki çatışmayı ele alır. Konvansiyonel yönetim uygulamalarının yaratıcılığı öldürdüğünü, çalışanların içsel motivasyonunu engellediğini savunur. Amabile, aynı zamanda içsel motivasyonların yaratıcılık için daha etkili olduğunu, dışsal ödüllerden çok daha yaratıcı çözümlere olanak sağlayabileceğini ifade ediyor. İçsel motivasyon ilkesi ise içsel motivasyonun sosyal çevre tarafından desteklendiğinde, insanların daha yaratıcı olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu belirtir. Eğer baskı altındalarsa, kısıtlanıyorlarsa veya dışsal motive ediciler tarafından yönlendiriliyorlarsa yaratıcı olmaları daha az olasıdır. Dışsal motivasyon, büyük ölçüde sosyal ve çevresel faktörlere dayanmaktadır. Bu durumlar, bireyin dışındaki, çevresel faktörlerden kaynaklanan durumlardır. Örneğin para kazanma yolları, ikramiye veya promosyonlarda olduğu gibi paradır. Ancak, dışsal motive ediciler yaratıcı çabaları sabote edebilir çünkü genellikle işi, sadece arzu edilen bir şeyi elde etmek, bazı rahatsız edici etkenlerden uzak durmak, kaçınmak için yapmayı teşvik ederler. Dışsal ödüller veya pekiştireçler bireyin işine odaklanmasına müdahale edebilir. Ancak dışsal motivasyonun içsel motivasyonu baltaladığına dair hakim psikolojik görüşle aynı olduğu da ifade edilmektedir.


Soru: Merak, yaratıcılığı nasıl etkilemektedir?

Cevap: Yapılan araştırmalarda meraklı olmanın yaratıcılığı körükleyebileceğini, yaratıcı süreç sırasında fikirlerin keşfedilmesini ve ilişkilendirilmesini teşvik ettiği söylenebilir.
<ul> <li>Merak, yaratıcı süreci kolaylaştır.</li> <li>Merak, güçlü bir motivasyon duygusudur.</li> <li>Merak, ihtiyaç duyulanın ötesinde bilgi arayışıdır.</li> <li>Merak, yaratıcı etkinliklere katılma arzusunu kolaylaştırabilir.</li> </ul>


Soru: Sezgisel düşünce nedir?

Cevap: Sezgisel düşünme, temel olarak, mantık veya analiz olmaksızın o andaki gerçekliği anlamaya yardımcı olan, anında gerçekleşen bir düşünme türüdür. İçinde dil de bulunmamaktadır. Tamamen işaretler ve duyumlarla ilgilidir. Çoğu zaman, “mantıklı” olarak düşündüğümüz her şeye aykırıdır. Sezgi gücü, yaratıcı düşünmenin önemli bir bileşenidir. Tüm sezgilerde olduğu gibi, zihnin fikri nasıl yarattığına dair herhangi bir bilinçli anlayış olmaksızın anlıktır. Yaratıcı kişi strateji ve sezgiyi eşit ölçüde kullanarak becerileri kadar sezgilerine de güvenir. Kendilerine artık “doğru gelmiyorsa” bir işi, bir projeyi bırakmalarını ya da işe yarayacağını bildikleri için sayısız zorluk ya da zorluk sunan bir projeye devam etmelerini söyleyen önsezilerine ve içgüdülerine güvenir ve onları takip ederler. Yaratıcı süreçte sezgi ve duyarlılık kendi içinde ayrıca yaratıcı bir süreçtir. Dolayısıyla sezinleyici kişi, kendi sezgisel işaret ve sembollerinin oluştuğu ortamı yaratır. Sezgisel düşünce, Piaget’nin Bilişsel Gelişim Kuramında, ikinci aşama olan İşlem Öncesi Düşünce olarak adlandırılır. Piaget’e göre sezgisel düşünce çocukluktan itibaren başlar. 4 ile 7 yaşları arasında bir çocuk çok soru sorarak muhakeme geliştirmeye başlar. Bu, dünyalarında olup biten her şeyi anlamak istedikleri zamandır.


Soru: Yeni bir şey çıkaran yaratıcılık sürecinin aşamaları nelerdir?

Cevap: “Yaratıcılık ortaya yeni bir şey çıkaran herhangi bir süreçtir. Bu bir fikir, bir nesne, yeni bir biçim, yapıt ya da eski ögelerin değişik bir düzenlemesi olabilir. Gerekli olan yeni yaratılanın, ne olursa olsun bir sorunun çözümlenmesine yardım etmesi, katkıda bulunmasıdır. Yaratıcı süreçte bir amaç güdülür.
<ol> <li>Gereksinmeyi gerçekleştirme</li> <li>Bilgi toplama</li> <li>Bir konu üzerinde etraflıca düşünme</li> <li>Çözümler hayal etme</li> <li>Gerçekliğini saptama</li> <li>Düşünceleri işleme çevirme</li> </ol> Bu konuda üstün zekalıların parlak düşünceleri ile herhangi bir kişi arasındaki ayrımın bir süreçten diğerine geçiş hızına bağlı olduğuna değinir.


Soru: Bell’e göre empati kavramının bileşenleri nelerdir?

Cevap: Empati kavramının Bell’e göre dört bileşeni vardır. Bunlar;
<ul> <li>Algısal Empati: Karşıdaki kişinin fiziki durumu, tutum ve davranışı üzerindeki ilk izlenimler ve bunların algılanabilmesi durumudur.</li> <li>Bilişsel Empati: Bir başkasının duygularını yaşamadan, kendi yerine koyarak anlayabilme becerisidir.</li> <li>Duygusal Empati: Doğrudan başkalarının durumlarına/duygularına karşı hissedilen tepkilerdir.</li> <li>Bildirişim Bileşeni: Karşıdaki kişinin duygularını anlama paylaşımıdır.</li> </ul>


Soru: Bireyin yeteneğini ve kişiliğini değerlendiren ve ölçen psikoloji testleri nelerdir?

Cevap: Psikolojide bireyin yetenekleri ve kişiliğinin değerlendirilmesi ve ölçülmesi amacıyla geliştirilmiş birçok teknik araç bulunmaktadır. Bunlar içinde en çok kullanılanlar arasında; görüşme teknikleri, projektif testler, envanterler ve ilgi testleri yer almaktadır.


Soru: Bireyin yeteneğini ve kişiliğini değerlendiren ve ölçen testler arasında yer alan projektif test örnekleri nelerdir?

Cevap: Projektif testlere verilebilecek en uygun örnekler Murray ve Morgan tarafından geliştirilen ‘Tematik Algı Testi’ ve İsviçreli Psikiyatrist Hermann Rorschach tarafından geliştirilen ‘Rorscharch Testi’dir.
Tematik Algı Testi; içinde öykü anlatmaya elverişli resimler bulunan yirmi karttan oluşmaktadır. Kişiye, üzerinde resimler bulunan bu kartlar gösterilerek onları yorumlaması ve bir hikâye anlatması istenir. Kişi, bu resimlerdeki kişilerden biriyle kendisi arasında özdeşleşme yapar. Kendi duygu ve düşüncelerini resimlere yansıtarak anlatır.
Rorscharch Testi; üzerinde mürekkep lekeleri basılı siyah-beyaz renklerden oluşan 10 karttan meydana gelir. Bu kartlar kişiye gösterilerek, bunların neye benzediği ve kendisinde ne gibi bir hayal kırıklığı uyandırdığı öğrenilmek istenir. Gerçekte bu lekelerin özel ve belirgin bir şekilleri yoktur. Burada temel varsayım, algılama ile kişilik yapısı arasında kesin bir ilişki bulunduğudur.


Soru: Guilford’a göre düşünmenin incelenme boyutları nelerdir?

Cevap: Guilford’a göre en önemli zihinsel yetenek bellek ve düşünmedir. Düşünme, bilişsel (cognitive), üretimsel (productive) ve değerlendirici (evaluative) olarak 3 boyutta incelenir. Bilişsel düşünme bir şeyin farkına varılması, kavranması ve bilgi edinmedir. Üretimsel düşünme bilinen şeylerden çözümleme yapma, yani bilgiyi kullanma; değerlendirici düşünme ise düşünce ürünlerini eleştirmedir


Soru: Elde edilen bilgileri içeren düşünme biçimleri nelerdir?

Cevap: Zekâ, kazanılmış, öğrenilmiş bilgileri değişik durumlara uyum sağlama yetisidir. Iraksak ve yakınsak olmak üzere elde edilen bu bilgileri içeren iki düşünme biçimi vardır. Yakınsak düşünce becerisine sahip bireylerin geleneksel, alışılmış, tekdüze yolları izleyen bir özellikleri vardır. Hazır buluşları değerlendirerek doğru yanıt ve sonuçlara ulaşabilirler. Iraksak düşünceye sahip olanlar belirli önermeleri ve alışılmış yöntemleri tercih etmezler. Değişiklik ve seçenekler peşindedir, olaylar ve nesneler arasında niteliksel estetiksel ilişkiler kurabilir, yanıt ve sonuca alternatifler arama eğilimindedirler.


Soru: Yaratıcı zeka testlerinden “Bir İnsan Çiz Testi” ni geliştiren ve revize eden hangi bilim insanlarıdır?

Cevap: İlk olarak 1926’da Florence Goodenough tarafından geliştirilen bu test, “Bir Adam Çiz Testi / Draw-A-Man Test” olarak bilinen ve 1963 yılında Dale B. Harris tarafından revize edilerek geliştirilen projektif bir testtir.


Soru: “Bir İnsan Çiz Testi” nasıl değerlendirilmektedir?

Cevap: İnsan figürü çizimlerinin yorumlanması büyük ölçüde psikanalitik teoriye dayanmaktadır. Bu teoriye dayanarak, çizimlerin özelliklerinin katılımcının psikolojik (özellikle bilişsel/zihinsel) yapısını temsil ettiği düşünülmektedir. İnsan figüründe uzuvların betimlemelerindeki dikkat çekici ögelerin puanlandırılmasıyla gerçekleştirilen bir test biçimidir.


Soru: “Bir Ağaç Çiz Testi” uygulanırken “Bir ağaç resmi çiz ama bu bir çam ağacı olmasın!” denilme nedeni nedir?

Cevap: Çam ağacı simetrik kenarlarla temsil edildiği için psikanalitik yoruma olanak tanımaması nedeniyle bu testte kullanılmamaktadır.


Ünite 2

Soru: İnsanların eylemlerinin, etkileşimlerinin ve davranışlarının (yaratıcılık, yenilik, icat) uygarlık bağlamında incelenmesine ne ad verilir?

Cevap: Tarih, insanların eylemlerinin, etkileşimlerinin ve davranışlarının (yaratıcılık, yenilik, icat) uygarlık bağlamında incelenmesidir.


Soru: Başlangıçta ilkel sanat, …….. …………. fiziksel dünyaya girmesine izin vermek için üretilmiştir.
Cümledeki boşluğu doldurunuz.

Cevap: Başlangıçta ilkel sanat, ruh dünyasının fiziksel dünyaya girmesine izin vermek için üretilmiştir.


Soru: Bir objeyi, eşyayı, bir kavramı ya da bir olguyu temsil eden çok basit sembollere ne ad verilir?

Cevap: Piktogram, bir objeyi, eşyayı, bir kavramı ya da bir olguyu temsil eden çok basit sembollerdir.


Soru: “İnsan dilini incelediğimizde insana özgü olan zihnin farklı niteliklerine yaklaşıyoruz” diyen Dil Bilimci kimdir?

Cevap: Dil Bilimci Noam Chomsky, “İnsan dilini incelediğimizde insana özgü olan zihnin farklı niteliklerine yaklaşıyoruz” diyor (Lederer, 2019).


Soru: Televizyon, cep telefonu, devasa jet uçakları, araçlardaki uydu navigasyon sistemleri, tren tarifeleri, tıbbi tarayıcılar ve şu an bize çok doğal gelen her şey aslında hangi fikirlere ve yöntemlere dayanır?

Cevap: Televizyon, cep telefonu, devasa jet uçakları, araçlardaki uydu navigasyon sistemleri, tren tarifeleri, tıbbi tarayıcılar ve şu an bize çok doğal gelen her şey aslında matematiksel fikirlere ve yöntemlere dayanır.


Soru: Zihnimize nüfuz eden farklı ölçekli sorunları çözme arzusu yaratan yenilikçi düşüncelere ne ad verilir?

Cevap: Buluş fikirleri, zihnimize nüfuz eden farklı ölçekli sorunları çözme arzusu yaratan yenilikçi düşüncelerdir.


Soru: İnsanın anatomik yapısı, mimari/mühendislik projeleri, paraşüt/ havacılık dâhil olmak üzere çok sayıdaki fikriyle yaratıcı sürece önemli katkılar sağlayan kişi kimdir?

Cevap: Da Vinci, insanın anatomik yapısı, mimari/mühendislik projeleri, paraşüt/ havacılık dâhil olmak üzere çok sayıdaki fikriyle yaratıcı sürece önemli katkılar sağlamıştır.


Soru: <ol start="14"> <li>yüzyıl öncesi hatta Rönesans’a kadar, insanın yaratıcı ifadesinin neye dayalı olduğu düşünülüyordu?</li> </ol>

Cevap: 14. yüzyıl öncesi hatta Rönesans’a kadar, insanın yaratıcı ifadesinin ‘ilahi’ olduğu düşünülüyordu.


Soru: <ol start="20"> <li>yüzyıl başlarında yaratıcılığın ego ve süper ego arasındaki gerilimden kaynaklandığını ifade eden Avusturyalı nörolog kimdir?</li> </ol>

Cevap: <ol start="20"> <li>yüzyıl başlarında Avusturyalı nörolog Sigmund Freud, (1920’lerde) yaratıcılığın ego ve süper ego arasındaki gerilimden kaynaklandığını ifade etti.</li> </ol>


Soru: Yenilikçi fikirler üretme yeteneğimiz yalnızca zihnin bir işlevi değil, aynı zamanda beynimizi keşif için optimize eden beş temel davranışın bir işlevidir. Bu davranışlar nelerdir?

Cevap: Yenilikçi fikirler üretme yeteneğimiz yalnızca zihnin bir işlevi değil, aynı zamanda beynimizi keşif için optimize eden beş temel davranışın
bir işlevidir. Bunlar (https://www.creativityatwork. com/what-is-creativity/):
İlişkilendirme: İlgisiz alanlardan sorular sorma, problemler veya fikirler arasında bağlantı kurmadır.
Sorgulama: Ortak bilgeliğe meydan okuyan sorgular oluşturmadır.
Gözlemleme: Yeni şeyler yapmanın yollarını belirlemek için müşterilerin, tedarikçilerin ve rakiplerin davranışlarını incelemektir.
İletişim kurma: Farklı fikir ve bakış açılarına sahip insanlarla tanışmaktır.
Deney yapma: Etkileşimli deneyimler oluşturma ve hangi iç görülerin ortaya çıktığını görmek için alışılmışın dışında tepkiler uyandırmadır.


Soru: …………. ………….. eleştirel, özgün ve yaratıcı düşünme becerisi, öz güven, empati ve iş birliği geliştirmenin önemli bir aracıdır.
Cümledeki boşluğu doldurunuz.

Cevap: Sanat eğitimi eleştirel, özgün ve yaratıcı düşünme becerisi, öz güven, empati ve iş birliği geliştirmenin önemli bir aracıdır.


Soru: Görmek, algılamak, duyumsamak, hissetmek, dokunmak, hayal kurmak, denemek, tasarlamak, eleştirel düşünme becerisi, merak, sezgi, kuşku ve muhakeme ……………. …………… ön koşullarındandır.
Cümledeki boşluğu doldurunuz.

Cevap: Görmek, algılamak, duyumsamak, hissetmek, dokunmak, hayal kurmak, denemek, tasarlamak, eleştirel düşünme becerisi, merak, sezgi, kuşku ve muhakeme sanatsal yaratımın ön koşullarındandır.


Soru: Çağdaş eğitim sisteminde yaratıcılığı merkeze alan anlayışa bağlı olarak öğretmen ve öğrencilerin eğitim sürecinde özellikle hangi konuları hissetmelerinin sağlanması beklenir?

Cevap: Çağdaş eğitim sisteminde yaratıcılığı merkeze alan anlayışa bağlı olarak öğretmen ve öğrencilerin eğitim sürecinde özellikle şu konuları hissetmelerinin sağlanması beklenir:
• Yeni fikirlerin teşvik edildiği ve desteklendiğini
• Hayal gücü ve kritik düşünmenin desteklendiğini
• İnisiyatif ve risk almanın teşvik edildiğini
• Başkalarıyla etkileşim ve iletişim ortamlarının sağlandığını
• Belirsizlikleri tolere edip sorgulama fikrini
geliştirebilen bir anlayışın sağlanmış olduğunu


Soru: Cooper (2018), yaratıcı düşünme aşamalarının iş birlikçi veya bireysel olabileceğini, bir disiplinin sorgulama süreçlerine yönelik bilginin ve yaratıcı düşünme biçimlerinin önemli olduğunu ve yaratıcı düşünme aşamasında hangi önerilerin gerekliliğine işaret eder?

Cevap: Cooper (2018), yaratıcı düşünme aşamalarının iş birlikçi veya bireysel olabileceğini, bir disiplinin sorgulama süreçlerine yönelik bilginin ve yaratıcı düşünme biçimlerinin önemli olduğunu ve yaratıcı düşünme aşamasında aşağıdaki önerilerin gerekliliğine işaret eder (Cooper, 2018):
<ul> <li>Sorunu tanımlayın.
• Sorunları keşfetmek için açık sorular sorun.
• Açık fikirli olun ve çeşitli olası yanıtları veya bakış açılarını dikkate alın.
• Görünenden fazlasını hayal edin.
• Risk ve belirsizlikleri kabul edin.
• Sorunun olanak ve sınırlılıklarını belirleyin.
• Bağlantılar kurun.</li> </ul>


Soru: George Land, 1968 ve 1983 yılları arasında 5, 10 ve 15 yaşlarındaki çocuklar ile yetişkinler üzerinde yapmış olduğu bir araştırmada küçük çocukların büyüdükçe yaratıcılıklarının azaldığını ifade etmiştir. Bu araştırmaya göre; 5 yaşındakilerin %98’inin, 10 yaşındakilerin %30’unun, 15 yaşındakilerin %12’sinin yaratıcı olmasına karşın yetişkinlerde bu oranın % kaç olduğuna ilişkin bulgulara ulaşılmıştır?

Cevap: George Land, 1968 ve 1983 yılları arasında 5, 10 ve 15 yaşlarındaki çocuklar ile yetişkinler üzerinde yapmış olduğu bir araştırmada
küçük çocukların büyüdükçe yaratıcılıklarının azaldığını ifade etmiştir. Bu araştırmaya göre; 5 yaşındakilerin %98’inin, 10 yaşındakilerin %30’unun, 15 yaşındakilerin %12’sinin yaratıcı olmasına karşın yetişkinlerde bu oranın sadece %2 olduğuna ilişkin bulgulara ulaşılmıştır.


Soru: Yaratıcı Tutum özellikleri nelerdir?

Cevap: Yaratıcı Tutum özellikleri
Bilgiden bilinmeyene ulaşım
Doğru veya yanlış cevaplar önemli değil
Açık ve sonlu tepkiler var
Farklı metodları deneyerek hataları keşfetmek
*Belirsizlikleri ve aksilikleri hoş görme


Soru: Polya’nın Problem Çözme Stratejisi dört aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamalar nelerdir?

Cevap: Polya’nın Problem Çözme Stratejisi dört aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamalar Tablo 2.6’da gösterilmiştir:
<ol> <li>Aşama: Problemi Anlama</li> <li>Aşama: Çözüm için Plan Yapma</li> <li>Planı Uygulama</li> <li>Değerlendirme/Kontrol Etme</li> </ol>


Soru: STEAM Eğitimi hangi disiplinlerden oluşmaktadır?

Cevap: STEM Eğitimi dünyada okulöncesi eğitimden yükseköğretime kadar tüm eğitim sürecini kapsayan disiplinler arası bir yaklaşım olarak kabul ediliyor. STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) Eğitimi; teorik bilginin uygulamaya, ürüne ve yenilikçi buluşlara dönüştürülmesini amaçlayan, öğrencilerin fen bilimleri, teknoloji, mühendislik ve matematik derslerinde öğrendikleri bilgileri bir bütünün parçaları olarak görmelerini sağlayan, dünyada birçok ülkenin öğretim programlarına dâhil ettiği bir eğitim yaklaşımı olma özelliğini taşıyor. Bu eğitim yaklaşımına “Sanat/Art” alanları da eklenerek STEAM olarak tanımlanmıştır. Bu yaklaşım aynı zamanda öğretmen ve öğrencilere
disiplinler arası bir bakış açısı ile algoritmik düşünme becerisini kazandırmayı amaçlıyor.


Soru: Sürdürülebilir kalkınmanın kaç boyutu ve bunlar nelerdir?

Cevap: Sürdürülebilir kalkınmanın dört boyutu vardır; yaratıcı toplum, çevre, kültür ve ekonomi.


Soru: Yenilikçi düşünmeyi merkeze alan temel beceriler nelerdir?

Cevap: Yenilikçi düşünmeyi merkeze alan temel beceriler aşağıda beş aşamada verilmiştir. Bunlar
1. Analitik Düşünme: Ne anlama geldiklerini anlamak için şeyleri dikkatlice inceleme yeteneğidir.
2. Açık Fikirli Olma: Varsayımlarınızı veya ön yargılarınızı bir kenara bırakmalı ve olaylara tamamen yeni bir şekilde bakmalısınız.
3. Problem Çözme: Yalnızca yaratıcı düşünme yeteneğiniz değil, aynı zamanda önemli bir sorunu çözmek için yaratıcılığınızı kullanma yeteneğinizdir.
4. Organize Olma: Açık hedefler ve son tarihler içeren bir eylem planı oluşturabilmedir.
5. İletişim Kurma: Güçlü yazılı ve sözlü iletişim becerilerine sahip olmanız gerek


Ünite 3

Soru: Sanatın işlevleri nelerdir?

Cevap: Sanatın işlevleri ise iletişimsel, eğitimsel, kültürel, aydınlatıcı, salt haz verme, ulusallık ve evrenselliktir (Artut, 2000).


Soru: Bilim ya da sanatla ilgili olayların açıklanabilmesi için bağlantıları belirleyerek olaylara sistematik bir görüş kazandırılmasına ne ad verilir?

Cevap: Kuram: Bilim ya da sanatla ilgili olayların açıklanabilmesi için bağlantıları belirleyerek olaylara sistematik bir görüş kazandırılmasıdır (Artut, 2000).


Soru: Yansıtma (Taklit) Kuramı içinde, gerçeğin yansıtılmasında ön planda olan üç görüş vardır. Bunlar nelerdir?

Cevap: Gerçeğin yansıtılmasında ön planda olan üç görüş vardır:
Birinci görüş, görüntünün gerçeğe sadık kalarak olduğu gibi yansıtıldığıdır.
İkinci görüş, sanatın geneli veya özü yansıttığıdır ki sanat, nesnelerin herkesin bildiği ortak özelliklerini anlatmalıdır.
Üçüncü görüş de sanatın ideal olanı yansıttığıdır ki burada da hoşa gitmeyen şeylerin atılması ve yalnızca güzelin yansıtılması gerekliliği vardır. Eserlerin bu akımda, olması gerektiği gibi kusursuz idealleştirilmesi söz konusudur (Gökay Yılmaz, 2011).


Soru:Sanat, Sanat İçindir” ilkesi hangi sanat kuramı içinde değerlendirilir?

Cevap: Biçimci Kuram:
Sanat çalışmalarının biçimsel anlamda düzenlenmesinin önemini vurgular. Eserin yapısal değerleriyle ilgilenir. Biçimi oluşturan renk, leke, çizgi, doku gibi elemanların düzenleri söz konusudur. Bu sanatsal elemanların birbirleriyle ilişkileri, konumlandırılmaları ve daha çok soyut düzendeki görünüşleri önem taşır. Kuram, soyut eser üreten sanatçıların eserlerinde izlenir. Bu anlamda “Sanat, Sanat İçindir” ilkesi bu kuram bağlamında değerlendirilebilir (Artut 2000).


Soru: Van Gogh’un “İhtiyar” adlı yapıtı ile E. Munch‘un “Çığlık” adlı yapıtı hangi sanat kuramı için örnek verilebilir?

Cevap: Dışavurumcu (Anlatım) Kuram:
Bu anlayışta yapılmış çalışmalarda duygular ve birey üzerindeki psikolojik etkileri ön plandadır. Sanatçının ruhunun yansıması söz konusudur. İç dünyasını kendi seçtiği sanat biçimiyle tuvaline yansıtır. Bu nedenle bu anlayıştaki çalışmalarda dram ve sevinç gibi konular daha çok işlenir. Van Gogh’un “İhtiyar” adlı yapıtı ile E. Munch‘un “Çığlık” adlı yapıtı buna örnek verilebilir (Artut, 2000).


Soru:
'’Bu kuramda eğitimsel veya sosyolojik içerikli etkinlikler mevcuttur. Zanaat etkisi de hissedilen bu çalışmalar, grafiksel anlamda bir afiş ya da slogan türü de olabilir (Artut, 2000). Sanatçı bu kuramda işlevsel bir görüşü eseri aracılığıyla yaymayı hedefler. Sonuçta eser bir mesaj aktarımında ne kadar başarılı olmuştur, buna göre yargılanacaktır.’‘
Yukarıdaki değerlendirme hangi sanat kuramını temsil etmektedir?

Cevap: İşlevsellik Kuramı:
Bu kuramda eğitimsel veya sosyolojik içerikli etkinlikler mevcuttur. Zanaat etkisi de hissedilen bu çalışmalar, grafiksel anlamda bir afiş ya da slogan türü de olabilir (Artut, 2000). Sanatçı bu kuramda işlevsel bir görüşü eseri aracılığıyla yaymayı hedefler. Sonuçta eser bir mesaj aktarımında ne kadar başarılı olmuştur, buna göre yargılanacaktır.


Soru: “Zanaat olarak değerlendirebileceğimiz el dokuma kilimler farklı semboller içermektedir. Her bir sembolün bir mesaj niteliğinde olan anlamları vardır. Nazar, dilek dileme, aile bütünlüğü, kadın, bereket ve güç gibi.”
Yukarıda verilen örnek hangi sanat kuramı içinde yer alır?

Cevap: İşlevsellik Kuramı:
Zanaat olarak değerlendirebileceğimiz el dokuma kilimler farklı semboller içermektedir. Her bir sembolün bir mesaj niteliğinde olan anlamları vardır. Nazar, dilek dileme, aile bütünlüğü, kadın, bereket ve güç gibi.


Soru: Sanat eğitimi görüşü; Alman dilinde “sanat eğitimi” (Kunsterziehung) ve “sanat dersi” (Kunstunterricht) olarak ayrımlaşmıştır. Bu iki anlayış biz de nasıl tanımlanmıştır?

Cevap: Alman dilinde bu iki anlayış kısaca “sanat eğitimi” (Kunsterziehung) ve “sanat
dersi” (Kunstunterricht) olarak ayrımlaşmıştır. Bu iki anlayış bizde ise “sanat yoluyla eğitim” ve “sanat dersi” olarak tanımlanmıştır (San, 2003).


Soru: Ussal ve us dışıya da söylemsel ve görüşsel kavram çiftleriyle yaklaşmaya
çalıştığımız çeşitli sanat eğitimi görüşleri, özellikle Almancada belli başlı üç formül ile ayrışmıştır. “……………….” formülü çocuk ve yetişkinin, kısaca insanın, uyumlu ve dengeli bir kişilik kazanması ereğine yöneliktir.
Yukarıdaki boş bırakılan yere hangi formül gelmelidir?

Cevap: Sanat eğitimi görüşleri ; Almancada ayrımlanan belli başlı üç formül:
<ol> <li>“sanatla (sanat yoluyla) eğitim” ,</li> <li>“sanat için eğitim” </li> <li>“sanata doğru eğitim” olarak belirlenebilir </li> </ol> “Sanat yoluyla eğitim” formülü çocuk ve yetişkinin, kısaca insanın, uyumlu ve dengeli bir kişilik kazanması ereğine yöneliktir.


Soru: “Sanat için eğitimi ve görsel – plastik alanda eğitimi değil, eğitimin belli bir formunu amaçlayarak kendini ifade etmenin tüm sanatsal biçimlerini içine alan birleştirici ve bütünleştirici bir yöntemi talep eder. Eğitimde sanatın öncü olması gerekliliğiydi. Sanat bir araç olarak eğitim içerisinde önemini sürdürmelidir.’‘
Yukarıdaki ifade hangi kuramcıya aittir?

Cevap: Eğitim Ağırlıklı Sanat Eğitimi (Sanat Yoluyla Eğitim):
Eğitim ağırlıklı sanat eğitimi ya da sanat yoluyla eğitim adıyla anılan kuramın incelendiği kitabın yazarı olan Herbert Read, kitapta vermek istediği en önemli noktanın sanattaki pedagojik önem ve ağırlık olduğunu ve salt eğitim bilimsel bir program üzerinde durmak istemediğini belirtir. Sanat için eğitimi ve görsel – plastik alanda eğitimi değil, eğitimin belli bir formunu amaçlayarak kendini ifade etmenin tüm sanatsal biçimlerini içine alan birleştirici ve bütünleştirici bir yöntemi talep eder.


Soru: Öğretim yöntemlerini ele alan bilgi, öğretim bilgisine ne ad verilir?

Cevap: Didaktik: Öğretim yöntemlerini ele alan bilgi, öğretim bilgisidir.


Soru: ‘‘Eğitim, tutucu, kalıplaşmış; bağımsız düşünen, yaratıcı ve özgün olmaktan çok eğitimini tamamlamış bireyler yetiştirmektedir. Bu sistemi değiştirmek için yönetici, yanlışları düzeltmek adına sorular sorarak çözüm için olası sonuçları düşünerek hareket etmelidir. Yanlış eylemler hakkında soru sormalı; nedenleri, olası sonuçları, olası çözümlere ilişkin kestirimler yapmalıdır.’‘
Yukarıdaki ifade hangi kuramcıya aittir?

Cevap: ‘‘Rogers’e göre; eğitim, tutucu, kalıplaşmış; bağımsız düşünen, yaratıcı ve özgün olmaktan çok eğitimini tamamlamış bireyler yetiştirmektedir. Bu sistemi değiştirmek için yönetici, yanlışları düzeltmek adına sorular sorarak çözüm için olası sonuçları düşünerek hareket etmelidir. Yanlış eylemler hakkında soru sormalı; nedenleri, olası sonuçları, olası çözümlere ilişkin kestirimler yapmalıdır.’’


Soru: “…………. …… sorunlara yeni çözüm yolları bulan, karmaşık ve yeni düzeyde bir birleşim yani sentez yapabilendir”.
Yukarıdaki boşluğu doldurunuz.

Cevap:Yaratıcı kişi sorunlara yeni çözüm yolları bulan, karmaşık ve yeni düzeyde bir birleşim yani sentez yapabilendir” (Türkdoğan, 1984).


Soru: Wallas 1926 yılında, yaratıcılığın çalışma şeklini hangi aşamalarından oluşan bir model ile açıklamıştır?

Cevap: Wallas 1926 yılında, yaratıcılığın çalışma şeklini hazırlık, kuluçka,
aydınlanma ve doğrulama aşamalarından oluşan bir model ile açıklamıştır.


Soru: Sıkı çalış, bir sürü bilgiyi derleyip topla, sonra ondan uzaklaşıp gevşe, aydınlanmayı ümit et, sonunda da “Hah! Buldum! dönemine geç.
Yukarıdaki ifade hangi kuramcınınYaratıcılık Modeli’nin özetidir?

Cevap: Wallas’ın Yaratıcılık Modelinin Özeti: Sıkı çalış, bir sürü bilgiyi derleyip topla, sonra ondan uzaklaşıp gevşe, aydınlanmayı ümit et, sonunda da “Hah! Buldum! dönemine geç. (Orhon, 2011).


Soru:Yaratıcılık” kavramını ilk olarak II. Dünya Savaşı’nın başlangıç zamanlarında yani 1940’larda kim tarafından dile getirilmiştir?

Cevap: “Yaratıcılık” kavramını ilk olarak II. Dünya Savaşı’nın başlangıç zamanlarında yani 1940’larda Amerikalı Psikolog Alex F. Osborn dile getirmiştir.


Soru: 1960 ve 1970’lerde başlayan İkinci kuşak yaratıcılık çalışmaları dönemi, literatüre hangi adla geçmiştir?

Cevap: İkinci kuşak yaratıcılık çalışmaları ise 1960 ve 1970’lerde başlamıştır. Bu dönem literatürde Geniş Uygulama Dönemi olarak geçmektedir.


Soru: Beynimiz kaç farklı düşünme biçimine sahiptir ve bunlar nelerdir?

Cevap: Beynimiz iki farklı düşünme biçimine sahiptir:
Sol beyin analitik düşünme, sağ beyin ise yaratıcı düşünme yöntemlerini kaydetmektedir.


Soru: Yaratıcılığa ilişkin kuramsal yaklaşımların belli başlıları nelerdir?

Cevap: Yaratıcılığa ilişkin kuramsal yaklaşımların belli başlıları Psikoanalitik, Gestalt, Hümaniter, Çağrışım, Bilişsel ve Algısal kuramlar şekilde incelenmektedir.


Soru: Gestalt kuramının yaratıcı düşünceye bakışı hangi kavramlarının bir birleşiminden oluşur?

Cevap: Gestalt kuramının yaratıcı düşünceye bakışı “üretken düşünce” ve “sorun çözme” kavramlarının bir birleşimidir.


Ünite 4

Soru: Bir anlatı üreticisinin temel amacı nedir?

Cevap: Anlatı üreticisinin temel amacı bir güç ve etki üretmektir.


Soru: Roland Barthes’a göre anlatılar hangi türlerle sunulabilir?

Cevap: Roland Barthes’ın ünlü tanımıyla anlatılar, dil tarafından taşınabilen, sözlü veya yazılı, sabit veya
hareketli görüntüler, jestler ve tüm bu maddelerin düzenli karışımları olabilir. Efsane, mit, fabl, masal, roman, destan, tarih, trajedi, dram, komedi, resim, vitray, sinema, fotoğraf, çizgi roman, haber, sohbet vb. türlerle sunulabilir.


Soru: ‘Gerçekliğin anlatısal inşası’ yaklaşımı nedir?

Cevap: Gerçekliğin anlatısal inşası yaklaşımı, gerçekleri basitçe anlatılarda bir araya getirmek anlamına gelir. Hikâyelerin nasıl bir araya geldiğine, hayatın anlatı olarak nasıl anlamlı hâle getirildiğine dairdir ve aynı zamanda gerçekleri seçmemize ve onları sunma yollarımıza da yön verir.


Soru: Anlatıyı oluşturan unsurlar nelerdir?

Cevap: Bir anlatı ister kurgu olsun ister olgusal (gerçek olaylara dayanan) olsun kendisini üreten unsurların dinamik bir birleşimidir. Anlatıyı oluşturan bu unsurlar: Öykü ve söylem, olay, zaman, mekân, anlatıcı, karakter ve bakış açısıdır.


Soru: Anlatı ve öykü arasındaki fark nedir?

Cevap: Anlatı ve öykü arasında teknik bir ayrım bulunmaktadır. Öykü bir olay veya olaylar dizisidir ve anlatı söylemi ise çeşitli yollardan temsil edilen bu olaylardır. Bu görüşe göre anlatı, öykünün biçim kazanması nesneleşmesi iken öykü sanal bir biçimde anlatıdır. Öykü, anlatı söylemi gibi bir temsildir ancak söylemden farklı olarak maddi göstergelerle kodlanmış bir temsil değildir. Öykü, zihinsel bir görüntüdür, belirli türdeki varlıklarla ve bu varlıklar arasındaki ilişkilerle ilgili bilişsel bir yapıdır. Anlatı, öykü ve söylemin bir kombinasyonu olarak tanımlanır. Anlatı söyleminin diğer en önemli özelliği öyküleri uyandırma yeteneğidir.


Soru: Olay nedir?

Cevap: Olay, en genel anlamı ile anlatının kurucu özelliklerinden biri olan bir durum değişikliğini işaret eder. Olay temsil edilen dünyadaki durum değişikliklerini içerir ve böylece anlatının kurucu
bir yönü olan ve onu betimleme veya tartışma gibi diğer söylem biçimlerinden ayıran geçici zamanın
varlığını ima eder.


Soru: Anlatıda kaç zaman vardır? bunlar nelerdir?

Cevap: Anlatılar için okuma-izleme zamanı ve olay örgüsü zamanı olarak iki tür zamandan söz edilebilir.


Soru: Anlatı mekanı nedir?

Cevap: Anlatı mekânı, hikâye karakterlerinin içinde hareket ettiği ve yaşadığı ortamdır.


Soru: Anlatı mekanları nelerdir?

Cevap: Anlatı mekânı, bir anlatıda tanımlanan bireysel nesnelerden hikâyenin gerçekleştiği kozmik düzene kadar uzanır ve bu durumda beş temel anlatı mekânı ortaya çıkar. Bunlar şöyledir: mekânsal çerçeveler, genel anlatı mekanı, öykü mekanı, öykü dünyası ve anlatı evrenidir.


Soru: Öykü mekanı nedir?

Cevap: Karakterlerin eylemleri ve düşünceleri tarafından eşlenen olay örgüsüyle ilgili mekândır. Tüm mekânsal çerçevelerden ve gerçekte meydana gelen olayların sahnesi olmayan anlatı tarafından
belirtilen tüm konumlardan oluşur.


Soru: Öykü dünyası nedir?

Cevap: Okuyucunun hayal gücü tarafından minimal ayrılma ilkesi temelinde tamamlanan öykü alanıdır. Öykü alanı boşluklarla ayrılan seçilmiş yerlerden oluşur. Alımlayıcılar tarafından anlatıların öykü dünyası, hayal gücü tarafından tutarlı, birleşik, ontolojik olarak dolu ve maddi olarak var olan bir coğrafi varlık olarak algılanır.


Soru: Anlatı karakterleri nelerdir?

Cevap: Bir anlatı aracı olarak karakterleri sınıflandırmak mümkündür. Buna göre en belirgin çeşitleri
şu şekildedir: eylemci olarak karakter, rol olarak karakter, birey veya kişi olarak karakter ve anlatı aracı olarak karakterdir.


Soru: Bakış açısı modelleri nelerdir?

Cevap: Bakış açısı modelleri: mekansal bakış açısı, ideolojik bakış açısı, zamansal bakış açısı, dil bilimsel bakış açısı ve algısal bakış açısıdır.


Soru: Time-Lapse tekniği nedir?

Cevap: Time- Lapse sadece fotoğraflardan üretilen bir çeşit videodur. Bir hareket hissi oluşturur. Herhangi bir olay veya eylemi seri fotoğraflarla göstermek için özel bir montaj tekniğini de kullanarak geliştirilen ‘Time-Lapse’ tekniği hikâye anlatımı adına önemli imkânları barındırır.


Soru: İnsanlık tarihinde karşılaşılan ilk anlatı nedir? açıklayınız.

Cevap: İnsanlık tarihinde karşılaşılan ilk anlatılar sözlü anlatılardır. Sözlü anlatılar bir dizi farklı öykü anlatımı
türünü kapsayan bir terim olarak karşımıza çıkar. Sözlü anlatının temel türü, spontane yani kendiliğinden ve anlık yapılan konuşma anlatısıdır.


Soru: İllüstrasyon nedir?

Cevap: Bir metnin veya kavramın özel yorumunu destekleyen, hikâye olaylarını ve gelişimini tam anlamıyla yorumlayan veya ilişkisel olarak öneren statik, grafik ilkelere dayanan anlatı çizimidir.


Soru: Artırılmış gerçeklik nedir?

Cevap: Artırılmış gerçeklik, bilgisayar tarafından oluşturulan bilgileri onun üzerine bindirerek gerçek
dünyayı zenginleştiren bir sistemdir. Sanal Gerçeklik, sentetik veya sanal bir şekilde neredeyse gerçek ve/veya inanılır deneyimler sağlayan teknolojidir.


Soru: Seçime dayalı etkileşimli anlatırlar nelerdir?

Cevap: Seçime dayalı anlatıların en çok bilinenleri elbette video oyunlarıdır. Video oyunları dışında ise
sinema, televizyon, dijital platform ve sanat alanlarında da seçime dayalı anlatıların geliştirildiği
görülmektedir.


Soru: Sosyal medya anlatı uygulamaları nelerdir?

Cevap: Bloglar, wiki’ler, Facebook, Twitter, Instagram, Youtube, Vimeo, Tik Tok sosyal medyanın en popüler alanlarından bazılarıdır. Bunların her biri bilgisayar, tablet ve cep telefonları aracılığıyla takip
edilebilen farklı anlatı uygulamalarıdır.


Soru: Transmedya hikaye anlatıcılığı nedir?

Cevap: Transmedya kavramı, en saf düzeyinde, çeşitli, farklı medyalar arasında tek bir hikâye deneyimini anlatır. Televizyon, kitaplar, dijital içerik, oyunlar, film ve canlı etkinlikler farklı medya sağlayıcıları arasında yer alır.


Ünite 5

Soru: Kişinin yaratıcılığını etkileyen iki önemli faktör nedir? Açıklayınız.

Cevap: 1.Güdülenme: Kişi bir şeyi yapmayı ne kadar çok isterse ona dair üreteceği çözüm sayısı ve şekli de o kadar artıyor.
2.Sosyal çevre ve yaşam kültür: Etkileşime girdiği çevre ve olay sayısı arttıkça kişi bu deneyimleri doğrultusunda daha yaratıcı çözümler üretebiliyor.


Soru: İletişim tasarımında yaratıcılık nasıl tanımlanır?

Cevap: Yeni bir fikir bulmak, önceki deneyimlerden kazanılan birikimi farklı şekillerde değerlendirerek farklı bakış açıları sunmak, yeni yaklaşımlar ortaya koymak ve daha önce kimsenin bakmadığı bir perspektiften durumu değerlendirmek anlamına gelir.


Soru: Feridun Hürel yaratıcılığı hangi parametrelerle açıklar?

Cevap: Üç temel parametre ile açıklamaktadır: Yeni olma, yararlı olma ve uygulanabilir olma.


Soru: Yanal düşünce nedir?

Cevap: Sorunlara başka açılardan bakmaktır. Farklı bakış açıları, farklı çözümler geliştirmektir.


Soru: Dikey düşünce nedir?

Cevap: Dikey düşünme mantıksal, doğrusal ve seçici bir düşünme yöntemidir.


Soru: Dikey ve yanal düşünme arasındaki farkları nelerdir?

Cevap: Dikey düşünme seçicidir, yanal düşünme üretkendir. • Dikey düşünme ancak hareket edecek bir yön varsa hareket eder, yanal düşünme bir yön oluşturmak için hareket eder. • Dikey düşünme analitiktir, yanal düşünme kışkırtıcıdır. • Dikey düşünme sıralıdır, yanal düşünme sıçrama yapabilir. • Dikey düşünmede her adımda doğru olmak gerekir, yanal düşünmede doğru olmak zorunda değilsiniz. • Dikey düşünmede, belirli yolları engellemek için olumsuzluklar kullanılır, yanal düşünmede olumsuzluk yoktur. • Dikey düşünmede kişi ilgisiz olanı dışlar, yanal düşünmede ise tesadüfi müdahaleleri memnuniyetle karşılar. • Dikey düşünmede kategoriler ile sınıflandırmalar ve etiketler sabittir, yanal düşünmede sabit değildir. • Dikey düşünme en olası yolları izler, yanal düşünme en az olası yolları araştırır. • Dikey düşünme sonlu bir süreçtir, yanal düşünme olasılıksal bir süreçtir.


Soru: Trevor Bentley, yaratıcı düşünmeyi nasıl tanımlar?

Cevap: 5 aşamalı bir süreç olarak tanımlar.
1. İhtiyacın belirlenmesi
2. Eldeki bilgilerin gözden geçirilmesi
3. Bilginin sindirilmesi
4. Parıltının sezilmesi
5. Ortaya çıkanların değerlendirilmesi


Soru: Wallas yaratıcı düşünme sürecini nasıl tanımlar?

Cevap: 4 ana grupta tanımlar:
1.Hazırlık
2. Kuluçka
3. İlham
4. Doğrulama”


Soru: Tümdengelim düşünme biçimi ne demektir?

Cevap: Bütünden parçaya doğru, genelden özele ya da yasalardan olaylara doğru giden düşünme biçimine tümdengelim düşünme denir.


Soru: Yaratıcı düşünme tekniklerinden “Tümevarım düşünme” nedir? Açıklayınız.

Cevap: Parçadan bütüne doğru, özelden genele ya da olaylardan yasalara doğru giden bir akıl yürütme söz konusudur. Bu akıl yürütmeler zorunlu olarak geçerli değildirler. Tümevarım ile söz edilen alanın tümünü tüketmek olanaklı değildir. “Bütün kuğular beyazdır” önermesi dünyadaki bütün kuğuların gözlem ve deneyle kontrol edilmesi ile ulaşılmış bir sonuç değildir.


Soru: Analojik düşünme nedir?

Cevap: Analojik düşünmede iki alan arasındaki benzerliklerden hareket edilir. Benzerliklere bakarak bilinmeyen bir olgu bilinen bir olgu ile açıklanır. Özelden özele doğru bir akıl yürütme biçimi söz konusudur.


Soru: Analitik düşünme nedemektir?

Cevap: Bütünün parçalara ayrıldığı ve her parçanın analiz edilerek yeniden tanımlandığı, sınıflandırıldığı, bütünle ilişkilerinin incelendiği düşünme biçimidir. Çözümlemeye yönelik bir düşünme biçimidir.


Soru: Beyin fırtınası (Brainstorming) ne demektir? Açıklayınız.

Cevap: En yaygın olan ve en çok kullanılan fikir üretme yöntemlerinden birisidir. Sosyal psikoloji, motivasyon ve kurumsal kültür bilgisi gerektiren karmaşık bir sosyal süreçtir. fikir üretmek, yaratıcı etkinliği arttırmak veya sorunlara çözüm bulmak için bireysel veya gruplar hâlinde uygulanan bir yöntemdir.


Soru: Scamper tekniği nedir?

Cevap: Genellikle okul öncesi eğitimde kullanılan bir beyin fırtınası yöntemidir. Farklı düşünme, hayal kurma ve sezgileri kullanarak özgün ürünler ortaya koyma açısından faydalıdır. Özgün bir fikre ulaşmak için mevcut bir fikri farklı türde sorular sorarak değiştirme ve çeşitlendirme mantığı üzerine kuruludur.


Soru: Göstergelerin nesneleri ifade etme biçimlerine göre kaç kademeden oluşur? Yazınız

Cevap: Üç kademesi vardır. Bunlar; ikon, işaret ve semboldür.


Soru: İkon nedir? Açıklayınız.

Cevap: Temsil ettiği şeye fiziksel olarak benzerlik gösterir. Gösteren ve gösterilen aynıdır. Bir kişinin fotoğrafı onun ikonik göstergesidir. Grafik tasarımda ikonlar, detaylarından arındırılarak stilize edilerek yalın biçimlere dönüştürülürler.


Soru: Sembol nedir? açıklayınız.

Cevap: Sembollerde gösteren ve gösterilen arasında mantıksal bir bağ yoktur. Bu bağ sonradan oluşturulmuştur ve bu bağın anlaşılabilmesi için öğrenilmiş olması gerekir. Ülke bayrakları, şirket logoları, alfabeler, Mors alfabesi ilk karşılaşıldığında hiçbir anlam ifade etmeyen işaretler bütünüdür. Fakat bu işaretler öğrenildiğinde, anlamlı hâle gelirler ve temsil ettikleri gösteren ile bir ilişki içerisine girerler.


Soru: Metafor nedir?

Cevap: Metafor bir durumu başka bir durum ile ifade etmektir. Bir benzetme sonucu gerçek anlamının dışında başka anlamda kullanan kavramlara metafor denilmektedir.


Soru: Metonimi nedir?

Cevap: Metonimi bir fikrin veya şeyin adının, orijinal adın yakından ilişkili olduğu başka bir adla değiştirildiği bir konuşma şeklidir.


Soru: İşaret (İndeks, Belirti) nedir? Tanımlayınız.

Cevap: İşaret (İndeks, Belirti) Gösterge ve nesne arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Sadece içeriği değerlendirildiği zaman anlam kazanır. Yol tabelaları yalnızca bulunduğu yoldaki konumda bir anlam ifade eder.


Ünite 6

Soru: Fuchs ve Diamantopoulos, ürünlerin hangi konumlandırma desenlerine göre olabileceğini “araba pazarı” üzerinden beş ayrı kategoride özetler. Bunlar nelerdir?

Cevap: Fuchs ve Diamantopoulos’un öne sürdüğü kategoriler şunlardır:

<ol> <li>Somut Özellikler</li> <li>Soyut Özellikler</li> <li>Doğrudan (İşlevsel) Faydalar</li> <li>Dolaylı (Deneyimsel/Sembolik) Faydalar</li> <li>Vekil (Yer Tutucu) Konumlandırma</li> </ol>


Soru: Konumlandırma stratejileri bağlamında somut özellikleri kısaca açıklayınız.

Cevap: Somut Özellikler: Şirket, rakiplerine göre farklı bir avantaj yaratmak için markanın somut özelliklerini vurgular. Bu somut nitelikler, markanın sağladığı avantajların özellikleridir. Bu özellikler nesnel olarak ölçülebilir ve o ürün kategorisinin belirgin özellikleridir. Örneğin; hava yastıklarının adedi, motor gücü, iç donanım özellikleri, silindirleri gibi.


Soru: Konumlandırma stratejileri bağlamında soyut özellikleri kısaca açıklayınız.

Cevap: Soyut Özellikler: Somut özelliklerin tersi olarak elle tutulur ve ölçülebilir nitelikler değildir. Örneğin; kalite, yenilikçi, stil gibi.


Soru: Konumlandırma stratejileri bağlamında doğrudan faydaları kısaca açıklayınız.

Cevap: Doğrudan (İşlevsel) Faydalar: Bir markanın kullanım avantajları iletilir. Bu faydalar, tüketiciyle daha yakın ilişki kurulmasını sağlamalıdır. Doğrudan gözlemlenemezler ve çoğunlukla nitelik ön plana çıkar. Bir sorunun çözümüne ve işlevsel ihtiyaçlara cevap niteliğinde olurlar. Örneğin; küçük alanlara park edebilmek, kullanım kolaylığı, dayanıklılık, üstün hizmet, konfor gibi.


Soru: Konumlandırma stratejileri bağlamında dolaylı faydaları kısaca açıklayınız.

Cevap: Dolaylı (Deneyimsel/Sembolik) Faydalar: Markalar, tüketiciye deneyimsel/haz ihtiyaçlarını karşılayan faydalar sunar. Tüketici bu ürünün tüketiminde dolaylı bir avantaj sağlar ve böylece tüketicide sosyal imaj yararı algısı oluşturulur. Örneğin; sürücüyü daha genç hissettirir, sürüş keyfi yaşatır, herkesin dikkatini çekmesini sağlar, insanların saygısını kazandırır gibi.


Soru: Konumlandırma stratejileri bağlamında vekil konumlandırmayı kısaca açıklayınız.

Cevap: Vekil (Yer Tutucu) Konumlandırma: Markanın soyut yönlerini ifade eder ve tüketici marka ile ikincil bir ilişki oluşturur. Örneğin; yaş alsa da ruhen genç kalan insanlar için olması, Formula 1 ile ilişki kurulması gibi.


Soru: Bir marka için yeniden konumlandırma iki kategori olarak incelenebilir. Bunlar nelerdir?

Cevap: Bir marka için yeniden konumlandırma iki kategori olarak incelenebilir. Bunlardan ilki bir markanın mevcut konumlandırmasını yeniden yapılandırmak istemesidir. Yeniden konumlandırmanın bir diğer kategorisi ise markayı, rakibe göre yeniden konumlandırmaktır.


Soru: Marka imajı, ne işe yarar?

Cevap: Marka imajı, birinin markasını diğerlerinden ayırt etmeyi sağlar.


Soru: Kapsayıcı tanımlamalara göre marka imajı nedir?

Cevap: Marka imajı, insanların bir markayla ilişkilendirdiği, her şeyin birleşik bir görüntüsü olarak görülebilir. Marka imajı, tüketicinin birçok kaynaktan aldığı izlenimlerin toplamıdır. Marka imajı, ürünün, reklamın ve daha da önemlisi müşteri eğilimlerinin ve tutumlarının birleşimidir.


Soru: Sembolizm vurgusu bağlamında marka imajını tanımlayınız.

Cevap: Satın alınan ürün sahibi için iki tür değere sahiptir; biri somut faydası diğeri ise prestijin sembolik değeri (imajı) olarak faydasıdır. Marka imajı, teknik maddeleri, ürün özelliklerini, finansal değeri veya sosyal uygunluğu içerir.


Soru: Kişiselleştirme vurgusu bağlamında marka imajını tanımlayınız.

Cevap: Marka kişiliği veya marka karakteri, bir ürünü bir insanmış gibi tanımlamaktan daha fazlası değildir. Ürünlerin de tıpkı insanlar gibi kişilik imajına sahip olduğu varsayılır.


Soru: Unique selling proposition (USP) Türkçe’de hangi çevirilerle karşımıza çıkabilir?

Cevap: Reklamcılık tarihinin en önemli kavramlarından birisi olan USP; eşsiz satış teklifi, temel satış vaadi, farklı satış önerisi gibi çeşitli Türkçe çevirilerle karşımıza çıkabilir.


Soru: Benylin, bir soğuk algınlığı ilacı markasıdır ve Benylin kendini kötü hissettiğinde işten izin almak isteyen kişileri düşünüp içgörüsünü bunun üzerine inşa etmiştir. Bu hangi satış vaadine örnektir?

Cevap: “Benylin” Duygusal satış vaadine bir örnek olarak verilebilir.


Soru: Markaların Lovemark olmak için atlamaması gereken adımlardan “Yenilikleri takip edin” adımını kısaca açıklayınız.

Cevap: Yenilik, tüketiciler için sürekli iyileştirmedir. Bugün her işletmenin bir değer yaratırken yenilikçi olması gerekir.


Soru: Markaların Lovemark olmak için atlamaması gereken adımlardan “Değeri önemseyin” adımını kısaca açıklayınız.

Cevap: Önemli olan sadece maddi değer değil aynı zamanda değer algısıdır.İnsanlar, elde ettikleri değerin maddiyattan daha yüksek olduğunu algıladığında o markaya saygı gösterir.


Soru: Markaların Lovemark olmak için atlamaması gereken adımlardan “Sorumluluğu kabul edin” adımını kısaca açıklayınız.

Cevap: Markalar saygı, refah, iş fırsatı ve seçenekler yaratarak dünyayı daha iyi bir yer hâline getirmek için sorumluluk almalıdır ve yüksek standartlar belirleyerek bunları aşmaya çalışmalıdır.


Soru: Lovemark olmak isteyen işletmeler hangi üç ana unsur üzerinden ilerlemelidir?

Cevap: Lovemark olmak isteyen işletmeler üç ana unsur üzerinden ilerlemelidir: Gizem, duygusallık ve samimiyet.


Soru: Shimp (2008), ünlü kullanımının TEARS modeli olarak adlandırdığı beş özelliğe göre
değerlendirilmesi gerektiğini belirtir. Bunlar nelerdir?

Cevap: Shimp (2008), ünlü kullanımının TEARS modeli olarak adlandırdığı beş özelliğe göre
değerlendirilmesi gerektiğini belirtir:

<ol> <li>Güvenilirlik</li> <li>Uzmanlık </li> <li>Fiziksel çekicilik</li> <li>Saygı </li> <li>Benzerlik </li> </ol>


Soru: Star stratejisinin olumlu yönlerinden biri nedir?

Cevap: Star Stratejisinin Olumlu Yönleri:
<ol> <li>Markaya olan dikkati arttırır, markanın yeni bir görünüme kavuşmasını sağlayabilir ve markaya yenilik getirir.</li> <li>Markanın tanınması sağlanır ve markaya karşı farkındalık yaratılır.</li> <li>Ünlü ile marka konumlandırma, yeniden konumlandırma, marka yenileme stratejileri uygulanabilir.</li> <li>Küresel kampanyalar desteklenebilir, marka iyi bir reklam yapabilir ve daha yüksek kârlar elde edebilir.</li> </ol>


Soru: Rasyonel ve duygusal çekiciliklerin reklamlarda kullanımı neye göre değişir?

Cevap: Duygusal ya da rasyonel çekiciliklerden hangisinin kullanılacağı ürün ve markaya göre de farklılık gösterir. Yüksek riskli ürünlerin reklamında rasyonel çekicilikler daha etkili olurken düşük riskli ürünlerin reklamında duygusal çekicilikler daha etkili olabilmektedir.


Soru: Web 1.0 teknolojisi ne zaman kim tarafından bulunmuştur?

Cevap: 1989 yılında Tim Berners-Lee tarafından bulunan web 1.0 teknolojisi, günümüz İnternet ve sosyal medya dünyasının temelini oluşturur.


Ünite 7

Soru: Analog dönemle dijital teknoloji dönemi karşılaştırıldığında, dijital teknolojinin yaygınlaşma nedenleri nelerdir?

Cevap: Analog dönemle karşılaştırıldığında dijital teknolojiyle birlikte kameraların küçülmesi, “ucuz-
laması”, kullanımının “kolaylaşması” gibi teknik
nedenlere ek olarak internet ve sosyal medyada yayımlanıp paylaşılabilmesinin sağladığı olanaklar da bu yaygınlığın temel sebepleri olarak görülebilir. Günümüzde özellikle sosyal medyada paylaşılan fotoğraf sayıları incelendiğinde fotoğrafın yaygınlığının bir çığ gibi giderek büyüdüğü görülmektedir.


Soru: Medya şirketleri veya ajanslar iletileri hedef kitlelere hangi formlarda yayarlar?

Cevap: İletileri hedef kitlelere ses, metin ya da görsel gibi farklı formlarda düzenlenerek yayılırlar.


Soru: Fotoğraf iletişim ve/veya dışavurum aracı olarak ne tür amaçlarla üretilmektedir?

Cevap: Fotoğraf iletişim ve/veya dışavurum aracı olarak genellikle iletide bulunma, bilgi verme, imaj oluşturma/geliştirme, duyguları harekete geçirme gibi farklı amaçlarla üretilmektedir.


Soru: Fotoğrafın çoğaltılarak geniş kitlelere yönelik en yaygın biçimde kullanıldığı alanlar neresidir?

Cevap: Fotoğrafın çoğaltılarak geniş kitlelere yönelik en yaygın biçimde kullanıldığı alanlar haber ve reklam fotoğraflarıdır.


Soru: Günlük hayatta etrafımızda gördüğümüz nesneler, olaylar ve durumlar belleklerde yer tutmaz. Bu bağlamda fotoğrafın işlevini kısaca açıklayınız.

Cevap: Günlük hayatta etrafımızda gördüğümüz nesneler, olaylar ve durumların zihnimizde bir imgesi
oluşsa da tekrar etmediği sürece bu imgeler an
lık ve gelip geçici bir nitelik taşır. Bu nedenle de
belleklerde yer tutmaz. Fotoğraf ise bu imgelerin
kalıcılığını sağlayan önemli bir kayıt aracıdır. Bellek unutsa bile fotoğraflar bu imgeleri anlık olarak kaydederek hatırlanmasında önemli bir işlev görür.


Soru: Röprodüksiyon nedir?

Cevap: Röprodüksiyon çoğaltılabilme anlamına gelir.


Soru: Fotoğrafın “eşsiz” olabilme özelliğini açıklayınız.

Cevap: Fotoğrafın kavramsal özelliklerinden biri “eşsiz” olabilmesidir. Fotoğrafın üretim
sürecindeki farklı değişkenlere yönelik yapılacak
tercihler ona bu vasfı kazandırabilir. Aynı yerde birden fazla fotoğrafçının çektiği fotoğraflar incelendiğinde bile bu farklılık ortaya çıkacaktır. Fotoğraflar birbirine benzese bile tıpatıp aynı olmayacaktır. Özellikle sabit olmayan hareketli konu ve nesnelerin fotoğraflarında bu fark daha da belirgin
olacaktır. Sabit konularda dahi zaman ve ışık ko
şullarındaki değişimler belirgin farklılıklar yaratmaktadır. Aynı nesne ya da konuya yönelik fotoğraflardaki farklılıklar izleyiciye karşılaştırma yapma olanağı ve değer yargılarına göre bir sıralama yapma olanağı da tanıyacaktır.


Soru: Fotoğrafın teknik özelliklerinden ikisi nedir?

Cevap: Netlik, kadraj, pozlama, aydınlatma, zamanlama, renk ve ton değerleri, baskısı vb. nitelikleri fotoğrafın ilk göze çarpan teknik özellikleridir.


Soru: Teknik özellikleri dışında ne tür özellikler fotoğrafın yaratııclığını etkiler?

Cevap: Teknik özellikleri dışında fotoğrafın taşıdığı mesaj, verdiği bilgi, sıra dışılığı, şaşırtıcılığı, yenilikçiliği, eşsizliği, özgünlüğü, fotoğrafçının; bakış açısı, tarzı, yarattığı atmosfer, uyandırdığı duygu(lar) ve tüm bunların toplamını yansıtan “yaratıcı”lığıdır.


Soru: TDK’ya göre yaratıcı zekayı tanımlayınız.

Cevap: Yaratıcı zeka, TDK’da zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak görülmeyen yeni bir şey ortaya koyan, yapan, kreatif.


Soru: Görsel bir anlatı aracı olarak fotoğrafın izleyicisinde istenen etkiyi yaratabilmesi nelere bağlıdır?

Cevap: Görsel bir anlatı aracı olarak fotoğrafın izleyicisinde planlanan/istenen etkiyi yaratabilmesi içerik, biçim ve bağlam faktörlerinin diyalektik ilişkisine bağlı olarak değişmektedir. Bu ilişkinin seviyesi ve tutarlılığı fotoğrafın etki derecesini belirlemektedir.


Soru: Bir fotoğrafın oluşum süreci, nelere göre farklılık gösterebilir?

Cevap: Bir fotoğrafın oluşum süreci, fotoğrafçının çalışma tarzına, seçtiği konulara ya da fotoğrafın kullanılacağı yer ve bağlama göre farklılık gösterebilir.


Soru: Bir fotoğrafın oluşum süreci, hangi aşamalardan oluşmaktadır?

Cevap: Bir fotoğrafın oluşum süreci, hazırlık, çekim ve çekim sonrası işlemler olarak üç farklı aşamadan oluşmaktadır.


Soru: Konu seçimi, hangi aşama kapsamında yer almaktadır?

Cevap: Çekim öncesi fikirsel hazırlık sürecinin önemli bir boyutu olan konu seçimidir.


Soru: Fotoğraf çekme eylemi fotoğrafçıda ne tür özellikler gerektirir?

Cevap: Fotoğraf çekme eylemi hem teknik bilgi gerektiren hem de hızlı karar alabilme, yaratıcı düşünme, iyi bir gözlemci olabilme, olay ve durumlara farklı yönlerden bakabilme, yorumlayabilme, neden-sonuç ilişkilerini kurabilme, duygu ve düşüncelerini ifade edebilme, empati yetisi güçlü, iletişime açık, bilgili, meraklı, araştırmacı, sorgulayıcı kişilik özelliklerine sahip bir birey olmayı gerektirir.


Soru: Yaratıcı kişilik niteliğini belirleyen iki temel özellik nedir?

Cevap: Yaratıcı kişilik niteliğini belirleyen iki temel özellik olarak “hayal gücü” ve “biçem” (tarz) kavramları öne çıkmaktadır.


Soru: TDK’ya göre hayal gücünü tanımlayınız.

Cevap: Hayal Gücü TDK’da
1. Zihnin hayal yaratma yetisi, düş gücü, imgelem, muhayyile

2. Geçmiş yaşantılara özgü ögelerle şimdiki yaşantı arasında bağ kurma gücü

3. Bir nesneyi, o nesne karşımızda olmaksızın tasarımlama yetisi olarak tanımlanmaktadır.


Soru: Çekim aşamasında fotoğrafçı hangi açılardan hazır olmalıdır?

Cevap: Çekim aşamasında fotoğrafçı hem teknik olarak, hem de zihinsel olarak çekime hazır olmalıdır.


Soru: Fotoğrafın çekim aşamasında ışığın rolünü ve önemini açıklayınız.

Cevap: Işık, görme duyusunun gerçekleşebilmesi kadar, fotoğraf imgesinin kaydedilebilmesi için de temel etkenlerdendir. Görme olayının gerçekleşebilmesi için ışığın varlığı yeterliyken, görsel bir iletişim ve anlatı aracı olarak fotoğraf için ise belirli niteliklere sahip olması gerekir. Işık sadece kayıt için değil, aynı zamanda hem içeriğe ilişkin bilgi ve duyguların aktarılmasında hem de boyut, hacim, zaman, yön, kontrast gibi biçimi etkileyen ögelerle birlikte aynı zamanda görsel estetiğin düzeyine de etki eder. Bu nedenle ışık, fotoğrafın hem içerik hem de biçim açısından anlatı yapısını ve niteliklerini belirleyen en önemli ögelerden biridir.


Soru: Pozlandırma, nedir?

Cevap: Pozlandırma, Iso, enstantane ve diyafram değerleriyle birlikte konudan yansıyan ışığın optimum bir biçimde algılayıcı yüzeye düşürülme ve kaydedilme işlemidir.


Ünite 8

Soru: İnsanoğlunun görüntü yaratma isteği nasıl başlamıştır?

Cevap: İnsanoğlunun görüntü yaratma isteği Fransa’da Lascaux, İspanya’da Altamira mağaralarına yapılan
ilk resimlerle birlikte başlamıştır.


Soru: Hareketli görüntü nasıl ortaya çıkmıştır?

Cevap: Hareketli görüntü, herhangi bir nesnenin mercek gibi araçlarla oluşturulan veya herhangi bir nesnenin ışığa duyarlılığı sonucu elde edilen tekil görüntülerin birleşiminden oluşur.


Soru: OTT nedir?

Cevap: OTT (ing. Over The Top Media), izleyicilere internet üzerinden doğrudan ulaşan Netflix, Blutv, Amazon Prime gibi çeşitli görsel içerik sağlayıcılarını tanımlamak için kullanılan çatı bir kavramdır.


Soru: Film yapım aşamaları nelerdir?

Cevap: Üretmeyi planladığımız kısa film, animasyon, kurmaca ya da belgesel türündeki eserlerin kendi özel
gerekliliklerinin dışında yapım aşamalarını genel olarak beş başlıkta toplayabiliriz; yapım öncesi, çekim öncesi, çekim aşaması, çekim sonrası ve yapım sonrasıdır.


Soru: Film yapım aşamalarından yapım öncesinde neler yapılır?

Cevap: Film yapım aşamalarından ilki, yapım öncesi denilen yapılacak filmle ilgili temanın saptandığı, ön
araştırmaların yapıldığı, kişi ve mekânların belirlendiği kısımdır. Bu aşamada ele alınan tema çerçevesinde filmin öyküsü oluşturularak sinopsis, tretman, storyboard ve çekim senaryosu hâline getirilir. Bu öykü eğer başka bir eserden uyarlanmış ise telif hakları ödenir. Daha sonra öyküde yer alan karakterlere karşılık olarak oyuncular ve çekimlerin gerçekleştirileceği mekânlar belirlenir. Öykünün geçtiği mekânlara ilişkin olarak çekim izinleri alınır.


Soru: Tema kavramı nedir?

Cevap: Etimolojik kökeni Fransızcaya dayanan tema kavramı bir yazı, müzik ya da görüş olarak televizyon yapımlarınca işlenir ve konunun dayandığı ana fikri ifade eder.


Soru: Senaryo hangi aşamalardan oluşur?

Cevap: Senaryo, sinopsis, tretman ve çekim senaryosu olmak üzere farklı içeriğe sahip aşamalarla birlikte yazılır.


Soru: Tretman ve çekim senaryosu nedir?

Cevap: Tretman ve çekim senaryosu, filme ait edebî bir öykülemeden ziyade görselliği içeren teknik sinema metinleridir.


Soru: Plan sekans nedir?

Cevap: Bir sahnenin ya da sekansın aralıksız tek bir çekimden (plandan) oluştuğu duruma ‘plan sekans’ adı
verilir. Bir filmin tamamında kullanılabileceği gibi yalnızca belirli sahne ve sekanslarda da kullanılabilir.


Soru: Işık kaynakları nelerdir? Açıklayınız.

Cevap: Işık kaynakları doğal ışık ve yapay olmak üzere iki başlık altında ele alınır. Güneş ışığı doğal ışık
kaynağıdır. Yapay ışık ise gün ışığı dışındaki her türlü cihaz ve ekipman yoluyla üretilen ışık kaynaklarına karşılık gelir.


Soru: Renk kullanımını hareketli görüntü üretimindeki işlevleri nelerdir? Açıklayınız.

Cevap: Renk kullanımını hareketli görüntü üretiminde üç temel işlevi bulunur. Bunlar bilgilendirme, kompozisyon ve dramatik işlevlerdir. Bilgilendirme işlevi, sahne içerisindeki karakter ya da nesnelere renkler aracılığıyla sembolik anlamlar yükleme şeklinde gerçekleşir. Bir diğer işlev ise sahne içerisindeki ögelerin kompoze edilmesi noktasında görüntünün estetize edilmesine karşılık gelir. Film
tasarımında ekranı kompoze ederken tercih edilen renkler ayrıca izleyicide uyandırılmak istenen duygu durumlarını güçlendirerek dramatik yapıya katkıda bulunurlar. Dramatik işlevi ise sahnenin ve filmin geneline yayılan atmosfer ve duygu durumlarıyla ilişkili olarak anlatıyı güçlendirmektir.


Soru: HDSLR kavramı nedir?

Cevap: HDSLR: Kavram High Definition (Yüksek Çözünürlük-HD) ve DSLR kavramlarının birleşimi ile ortaya çıkmıştır. Yüksek çözünürlüklü video çeken fotoğraf makinelerini tanımlamak için kullanılan bu kavram günümüzde sıkça kullanılmaktadır.


Soru: Shoulder rig’ler kaç bölümden oluşur?

Cevap: Shoulder rig’ler temelde üç bölümden oluşur. Birincisi kameranın yerleştirildiği taban, ikincisi omuz destek kısmı ve son olarak harici monitör, mikrofon gibi diğer aksesuarların takılacağı çubuktur.


Soru: Shoulder rig hangi amaca hizmet eder?

Cevap: Shoulder rig‘ler genel olarak iki amaca hizmet eder. Bunlardan ilki hacmi ve ağırlığı arttırarak ergonomi sağlamak ve kamerayı daha rahat kontrol edebilmek, ikincisi ise sarsıntısız çekimler yapabilmenin altın kurallarından biri olan 3 nokta temas ilkesinin uygulanmasını sağlamaktır.


Soru: Kare (frame) kavramı nedir?

Cevap: Kare (frame), videoda görüntüyü oluşturan her bir resme denir.


Soru: Geleneksel animasyona yönelik temel yapım teknikleri nelerdir?

Cevap: Geleneksel animasyona yönelik temel yapım teknikleri; el çizimi, rotoskop ve çevirmeli defterdir.


Soru: Hacim animasyon nedir?

Cevap: Analog ya da dijital fotoğraf makineleri ile sahnede yer alan her hareketin (her saniye için 16-24 kare) fotoğrafı çekilmesi yoluyla hareketsiz nesnelere hareket vererek tamamlanan animasyon oluşturma tekniğine hacim animasyon denir.


Soru: Kurmaca nedir?

Cevap: Kurmaca: Öyküye dayalı olarak ilerleyen kısa film türüne ‘kurmaca’ denir. Uzun metrajlı filmlerdeki gibi ele alınan öykü dramatize edilir.


Soru: Kısa filmin türleri nelerdir?

Cevap: Kısa filmin kapsadığı pek çok tür vardır. Bunlar; kurmaca film, belgesel film, deneysel film,
animasyon film, klip, reklam filmi vs. türleridir.


Soru: Mockumentary filmlerin yapım amaçları nelerdir?

Cevap: Mockumentary filmler yapım amaçlarına göre üç başlık altında ele alınır: Parodi, eleştiri veya aldatmaca ve türün yapı sökümüdür.